30 Ocak 2022 Pazar

DUYGULAR


Kelimeler...
İki insan arasındaki en sihirli iletişim yolu.

Bir muhabbetin can özü... 
Bir tartışmanın son sözü...

Bir dostluğun bidayeti... 
Bir düşmanlığın nihayeti...

Bir sohbetin bel kemiği... 
Bir kavganın alevi... 

Bir selamın kalbi...
Bir kırgınlığın ifadesi... 

Ne çok şey anlatırız kelimelerle.... Ama bir o kadar da anlaşılmayız her demde.

Anlatırsın belki saatlerce... Neticede anlaşılmazsın tek kelime. Anlatmaya çalıştığın şey duygularındır zira.

Duygular ki; öyle her kalıba sığmaz, şekil almazlar kolayca. Ha deyince anlatılmaz, dur deyince durulmaz, çok ortaya deyince görünmez, saklan deyince gizlenmez. Zaten öyle her önüne gelene de anlatılmaz. Doğmak için bekleyen bebekler gibidir duygular. Anlatılmak için bekler. Bekledikçe de büyür insanın içinde. Büyüdükçe  daha bir sığmaz olur kelimelere. Taşar hece hece gözlerinden, sesinden ve ruhundan. Yine de işte bu diye konulmaz adı kelimelerden. 

Konuşmayı çok seven insanlar olarak...
Kim bilir, kaç gece nice kelimeler tükettik de ruhumuzdaki çırpınışları duyuramadık karşımızdakine...
Kim bilir, kaç kere kesilen ellerimize yara bantları sardık da kanayan gönlümüze bir teselli bulamadık işitilen kelimelerden yana...
Ve nihayet oturup yazmayı denedik. 
Kalem oldu, kelam oldu, binnetice bu yazı hasıl oldu da... Duygular buz dağının görünmeyen kısmı olarak suyun altında kaldı. 

Cahit Zarifoğlu'nun "Herkes buzdağının görünen kısmının şiirini yazar ya ben görünmeyen kısmının şiirini yazmaya çalışıyorum.” ibaresinin zorluğu da bize ayna oldu. 

Merve UYANIK YENER 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder