31 Mayıs 2018 Perşembe

ÇOCUK VE HAYRET

Bir çocuk gözüyle bakınca dünyaya...
Hayret edilecek ne çok şey var aslında.

Hayatın akıntısına kapılıp duyarsızlaşmaya başlayınca...
Bir Küçük Prens bakışı yakalamak gerek yeniden doğmak için.

Biz yetişkinler çoğu zaman bir çocuğa etrafı tanıtırken farkına varıyoruz çevremizde olup bitenlerin.
Sahi hiç durup düşündük mü kendi kendimize? 
Hızla akıp giden zaman içinde Allah'ın bizler için ne güzellikler yarattığını?

Elhamdülillah ki çocuklar var, bize hayreti yaşatan, Allah'ı hatırlatan...

Her gün basıp geçtiğimiz çimenler yumuşak bir yapısı olduğunu (diken gibi) sivri görünüşünü sert sanıp basmaya çekinen bir çocuğun temkinli adımları hatırlatır.
Onca sertlik içinde yumuşak zeminleri de var eden Allah'a şükrettiren çocuklar... 

Yeşilliklere renk katan çiçeklerin her zaman aynı yerlerde çıkmadığına, bazen de taşlar arasında bir çiçeğin varlığına dikkat kesilen çocuğun keşfi sırasında tanık oluruz.
Taşı delip geçen yumuşacık dalları yaratan kudrete Sübhanallah dedirten çocuklar..

Kuşlar, kediler, köpekler, sinekler, karıncalar... Her birine hayretle bakan gözler... Yeryüzünde yalnız insanoğlu olmadığını hatırlattırıyor bizlere de...
Her bir canlının ayrı vazifesi olduğunu tefekkür ettiren çocuklar..

Çocuklar..

Çocuklar..

Çocuklar..

İyiki varlar.. 

***

Hasıl-ı kelam...

İnsan durmalı bazen...
Durup da bakmalı etrafına..
Öyle boş boş, sıradan bir bakış değil bu.

Yeni yürümeye başlamış, her gördüğü şeye hayret ve heyecanla koşturan bir çocuk nazarıyla bakmalı hayata..

Bakmalı ki, sıradan bulduğu bu hayatta her gün ne mucizeler yaratıyor Allah bizler için...

Bakıp da şükretmeli, bir çocuk sevinci eşliğinde, hayretle...