Söyle azizim...
Kurutmak için, illa defter arasında unutmak mı gerek gülleri?
Koparmak mı gerek dalından?
Ayırmak mı gerek tek tek yapraklarını?
Ona canlılık veren suyla, güneşle, toprakla...
Tüm bağlarını koparmak mı gerek?
*
Kopmadan hayatla bağı, dalında da kurur mu güller?..
***
Güneş ihtiyacından fazla nazar ettiyse...
Rüzgar dağlar arasında fütursuzca estiyse...
Toprak köklerine ikram ettiyse zehirli bir iksiri...
Davetsiz bir misafir emmekteyse kanını...
Sevdiceği su, hasret bıraktıysa kendini..
...
...
...
Sebepler baş gösterdiyse bir bir...
Dalında da kururmuş güller.
Öyle narin... Öyle hazin...
Bir o kadar da vakur...
***
Kurumuş gülün lisanından dinle bu son satırları..
"Zorluklar dört bir yandan kuşatsa da etrafını..
Terk etmen mümkün değilse de içinde bulunduğun ânı, mekanı..
Umudun kalmasa da sevdiklerinden yana..
Engeller aşılamayacak kadar büyükse de önünde..
Kaybedeceğini bilsen dahi sonunda..
Duruşundan taviz verme!
...
Doğru bildiğin hak yolda,
Dur "elif" misali;
Eğilmeden...
Bükülmeden...
Kırılmadan...
Kula minnet etmeden...
İnancını yitirmeden...
...
Dimdik dur...
***
"Her nefis ölümü tadacaktır" diyerek
Ne de olsa yolun sonu aynıdır deme!
Zira Allah'a inanışın göstergesidir, ümit..
Ne diyordu ayette:
"Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz."
***
Doğumdan ölüme giden bu yolda
Hayatımızda ümit her daim bâki ola...
“Nasıl yaşarsanız öyle ölür ve nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”
Hadis-i Şerifi rehberimiz ola..
Merve UYANIK YENER


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder